Gürültüyle bitiyor.
Sesini duyuyorum ıssız bir koydan
Seni bağırıyor, kökü dalından ari bir yaban çiçeği
Demek orada da bitiyorsun, diye geçiyor aklımdan.
Aklım geçip gidiyor senden, sen bağırıyorsun.
Tutup bir aynayı canlandırıyorum olur olmadık
Görüntüm aynaya düşene kadar ki geçen sürede değişiyorum,
Şakaklarımda ince çizgiler uzuyor,
Yerde bir çocuk gibi uzanıyor boylu boyuna düşüncelerim.
Biraz daha yaklaşıyorum sana, adımıma adım ekliyor ayaklarım
Ama uzak kalıyorum her defasında.
Annem beni doğuruyor bir kapının arkasında, ben acılarımı.
Yerde bir çocuk gibi uzanıyorum boylu boyuna,
Annem beni doğuruyor bir kapının arkasında, ben acılarımı.
Yerde bir çocuk gibi uzanıyorum boylu boyuna,
Ben düşüncelerimi dinliyorum, düşüncelerim beni...
Kaldıramadıklarımın altında kalıyorum.
Bir masal kitabını okuyor bana acılarım dinsin diye çağırdıkları bir hoca,
Hocayı beyazından biliyorum.
Bir kuş, balığa uçmayı soruyor
Tersine dönen değirmen ufalananları birleştiriyor
Bak araya kaynıyor ellerimiz
Tutup sana karışıyor, iyileşiyorum.
Rüzgar geçiyor önümden,
Durmadan geçer rüzgar biliyorsun.
Birazdan senden de geçecek benim gördüğüm bir balık sürüsü, yosununu pulunda saklayan.
Sanki sırayla yaşıyoruz hayatı
Ve nedense tabağını ilk bitiren kaybediyor sofrayı,
Yeryüzünün gölgesi düşüyor güneşin üzerine,
Aydınlanıyor yeryüzünde sırtını dönmediğin her fidan.
Senin arkan karanlık sen de biliyorsun en az benim kadar,
Sen bana bakma altı tarafım var benim, taraflarım kendi halinde
Her biri beni koruyor diğer taraflarımdan,
Önüne set çekilmemiş bir nehir koşuyor üzerime,
Tutulmuyor kollarından onun da.
Kaçmak gelmiyor içimden,
Sudanım ben, sırtımı dayadığım duvar sudan.
Kaldıramadıklarımın altında kalıyorum.
Bir masal kitabını okuyor bana acılarım dinsin diye çağırdıkları bir hoca,
Hocayı beyazından biliyorum.
Bir kuş, balığa uçmayı soruyor
Tersine dönen değirmen ufalananları birleştiriyor
Bak araya kaynıyor ellerimiz
Tutup sana karışıyor, iyileşiyorum.
Rüzgar geçiyor önümden,
Durmadan geçer rüzgar biliyorsun.
Birazdan senden de geçecek benim gördüğüm bir balık sürüsü, yosununu pulunda saklayan.
Sanki sırayla yaşıyoruz hayatı
Ve nedense tabağını ilk bitiren kaybediyor sofrayı,
Yeryüzünün gölgesi düşüyor güneşin üzerine,
Aydınlanıyor yeryüzünde sırtını dönmediğin her fidan.
Senin arkan karanlık sen de biliyorsun en az benim kadar,
Sen bana bakma altı tarafım var benim, taraflarım kendi halinde
Her biri beni koruyor diğer taraflarımdan,
Önüne set çekilmemiş bir nehir koşuyor üzerime,
Tutulmuyor kollarından onun da.
Kaçmak gelmiyor içimden,
Sudanım ben, sırtımı dayadığım duvar sudan.
~nîm