27.09.2019
07:56
Bu yol değil sevgilim,
bu yol değil
bu yol, senin sandığın o yol değil
bak kaldırımlarındaki taşlar bile eski değil
oysa benim gezdiğim sokaklar yıkıntıydı,
soluk benizli bir kadındı, beli iki büklüm bir adamdı
bu sokaklar senin sandığın o sokaklar değil
Evler arası gerilmiş çamaşır ipinde asılı duran kokun olmayı ahh ne çok isterdim
ahh, ahh bilemezsin.
böyle söylediğime bakma
ben de bunu bilebilecek kadar aklı başında değilim
yaşadım dolumuna hayatı
doldurduklarınla yetinerek, doldurulanlar hatrına
sözüm yok bundan sonra
heybemdeki kırıntılar bir martı çığlığıydı sadece
ve her bir dalganın ardına saklanmış o gizli elveda
Her şeyi unuttum,
unuttum, yemin ederim unuttum
önce kelimelerden başladım unutmaya sonra adın karıştı araya
Birden, aniden, çatkapı sevgilim, çatkapı
çatkapı çıkageldin
içimden geldi, dedin
oysa sen benim içimden geldin
benim içim karanlık sevgilim
taşlı, yokuşlu, karambole sevdalar meskeni benim içim
sen o yolları tek başına nasıl geldin
Giymeye kıyılamayan bir bayramlık sevinciydi benimki
bayram için başucumda sakladığım ayakkabılarımla koştum senin yollarına
sen bu ne demek asla anlayamazsın oysa
ya da en iyi sen anlarsın
ya da alışıksın
bir gün başının üstünde sakladığını ertesi gün ayaklar altına almaya
Zaten bayram dedikleri kaç kere uğrar ki insana
sen geldin ya o gün bayram ilk defa vurdu kapıya
beklemiyordum seni
yokluğun hiç kimseyi beklememeyi çoktan öğretmişti bana
hazırlıksızdı kollarım,
sana nasıl sarılınır, provasını yapmamıştı daha
bir bayram sabahı geldi çocukluğum
çocukluğum geldi
elleri şeker dolu, cepleri bozuk para
Ben geldim, dedin
sesin giymiş yine gittiğin şehirlerin paltosunu
ayaz kokmuş nefesin, çiğ düşmüş saçlarına
dinle, dışarıda gürül gürül yağıyor yıldırımlar
yaşamın kıyısındayım ben hala, oysa henüz genç o ölü ruhlar
Sen bana arkasını dönmüş bir şehrin kalabalıklığıydın
ben ardında bıraktığın
bu aşk değil sevgilim
bu aşk değil
bu aşk senin sandığın o aşk değil
*nim