23 Nisan 2025 Çarşamba

HÂYRA YORDUM SENİ


22.08.2021

Durup izlemeyeli ne çok zaman olmuş dediğim tüm dikili taşlarını oturup uzaktan izledim,
Yaklaşamadım benim olmayana,
Bende olmayanı sana yaklaştırmadım.
Bir iğneyle yakana tutturduğun mavi bir boncukta gizledim tüm kötü yanlarımı,
Güzelliklerimi sana sakladım..

Beklediğimden uzun yaşadım ömür denileni.
Akan zamanı bileğimdeki damarda saklı tuttum,
Sadece yüzümü uyuttum yıllarca,
Değiştim aynadakinden.
Evrildi gülüşüm, kırıldı orta yerinden.
Bu hayatta dikili bir taşı olmalı insanın, diyenlere inat yerleşmedim dünyana.
Misafirin olarak kaldım,
Sende sana ait bir şeyler kalsın istedim, benim yokluğumda.

Her giden yolcu edilmezmiş geç anladım ve bazen bir çantaya gerek duyulmazmış toparlanmak için.
Kolları sökülmüş eski, beyaz bir gömleğim vardı kefenden saydığım.
Bütün beyazlığımı sona sakladım.
İpe dizdim parçalarını, bize kalan mutluluğun.
Çabuk kurusun diye güneşe bakan odana astım,
Kurursa daha uzun dayanır demişti bir seferinde annem..
İlk defa orada güneşe inandım.

Sessizliği dinledim en ücra köşesinden,
Gitmekle kalmak arasına gerdiğim halatta ip cambazı dolaştırdım.
Beklemeyi öğrendiğim bütün kapı önlerini iyi tanıdım.
Hâlâ gezebiliyorum sokağında diye
Hayra yordum seni..
İyilerden bildim.

10 Nisan 2025 Perşembe

BU YOL DEĞİL SEVGİLİM

 


27.09.2019
07:56

Bu yol değil sevgilim,
bu yol değil
bu yol, senin sandığın o yol değil
bak kaldırımlarındaki taşlar bile eski değil
oysa benim gezdiğim sokaklar yıkıntıydı,
soluk benizli bir kadındı, beli iki büklüm bir adamdı
bu sokaklar senin sandığın o sokaklar değil

Evler arası gerilmiş çamaşır ipinde asılı duran kokun olmayı ahh ne çok isterdim
ahh, ahh bilemezsin.
böyle söylediğime bakma 
ben de bunu bilebilecek kadar aklı başında değilim 
yaşadım dolumuna hayatı
doldurduklarınla yetinerek, doldurulanlar hatrına
sözüm yok bundan sonra
heybemdeki kırıntılar bir martı çığlığıydı sadece
ve her bir dalganın ardına saklanmış o gizli elveda

Her şeyi unuttum,
unuttum, yemin ederim unuttum
önce kelimelerden başladım unutmaya sonra adın karıştı araya

Birden, aniden, çatkapı sevgilim, çatkapı
çatkapı çıkageldin
içimden geldi, dedin
oysa sen benim içimden geldin
benim içim karanlık sevgilim
taşlı, yokuşlu, karambole sevdalar meskeni benim içim
sen o yolları tek başına nasıl geldin

Giymeye kıyılamayan bir bayramlık sevinciydi benimki 
bayram için başucumda sakladığım ayakkabılarımla koştum senin yollarına
sen bu ne demek asla anlayamazsın oysa
ya da en iyi sen anlarsın
ya da alışıksın 
bir gün başının üstünde sakladığını ertesi gün ayaklar altına almaya

Zaten bayram dedikleri kaç kere uğrar ki insana
sen geldin ya o gün bayram ilk defa vurdu kapıya
beklemiyordum seni
yokluğun hiç kimseyi beklememeyi çoktan öğretmişti bana 
hazırlıksızdı kollarım,
sana nasıl sarılınır, provasını yapmamıştı daha
bir bayram sabahı geldi çocukluğum
çocukluğum geldi
elleri şeker dolu, cepleri bozuk para

Ben geldim, dedin
sesin giymiş yine gittiğin şehirlerin paltosunu 
ayaz kokmuş nefesin, çiğ düşmüş saçlarına
dinle, dışarıda gürül gürül yağıyor yıldırımlar 
yaşamın kıyısındayım ben hala, oysa henüz genç o ölü ruhlar
Sen bana arkasını dönmüş bir şehrin kalabalıklığıydın
ben ardında bıraktığın

bu aşk değil sevgilim
bu aşk değil
bu aşk senin sandığın o aşk değil 

*nim

HENÜZ BÜYÜMEMİŞTİM OYSA

 


15.05.2019
21:50

Ben seni sevdiğim gün yaşlandım
önce sırtım kaldıramadı kalbimin yükünü
karşına geçip dik duramadı, kamburlaştı
büyüyememiştim oysa,
saçlarım gençti o gün ve en toy zamanlarıydı bakışlarımın
sonra ellerim vardı her taze günaha gebe
gülüşünü aldım avuçlarıma ellerim nasırlaştı
dedim ya ben seni sevdiğim gün yaşlandım
en lolipop zamanlarıydı oysa okul formamın
okul bahçesinde sen vardın, sınıfında sen,
ve kara tahtanın bütün tebeşir tozunda da
ben senin yanında andımızı okuduğum gün yaşlandım
senin verdiğin soluğu içime çekmeye çalışırken yakalandım bu hastalığa


Ay üstünü örttüğü vakit bulutların
sen doğardın içime 
sen sandın ki ben seni sadece geceleri sevdim
inanmazdın
inandıramadım bende gündüzün olmadığına 
ben seni sevdiğim gün yaşlandım
bir titreme aldı dizlerimi
yollarını geçtim hayaline bile koşamadım
en yaz gecenin güneşi vardı tepede
ama soluğumdan başlardı üşümelerim
anladım, yüreğim bu yolun yolcusu değil
dedim ya ben seni gördüğüm gün yaşlandım,
işte o gündü sanki ak düştü saçlarıma
hemen gitmek zorunda mısın?
ben de sabah olmaya var daha


*nim

NE BİLEYİM BİL İSTİYORUM İŞTE

 

29.12.2017
23:32

Seni dahil ettiğim bir sevda var elleri nasır tutmuş yüreğimde
ve bu sevgi klimalı evlerin serinliğinde büyümedi
eğer büyüyorsa içimde sana karşı bir şeyler
tezek kokuyordu bahçe, sıcaktı ve yakan güneşti tenimi
eğer büyüyorsa cümlede adın geçtiğinde gözbebeklerim
bunu bile bile istemedim.
korkmadan söylüyorum, cesaretim gölgemin ardına saklanırken
ne bileyim bil istiyorum işte.

o kadar güzeldi ki ismin 
başakların başları sana uzanırcasına kalkıyordu göğe
sen beni görmezdin çoğu zaman 
çoğu zaman dediğime bakma kendimi kandırıyorum işte,
hiç görmezdin,
hiç görmedin, bilirim.
ben sana klimasız bir evin kuru toprağa bakan camında aşık oldum
aşık oldum dediğime bakma
benim aşktan anladığım belki senin hiç anlayamadığın cefaydı bir ayrılık sahnesi biletinde

yaşamak sende uykunun bölünmediği bir yataktı kimi zaman
bende ellerimdeki çatlaklar arası kurulmuş bir köprü bir kentten diğerine
ve yürekler arası mesafe çok yazıyor sizin yolculuklarda 
bil istedim burada akbil basılmıyor kalbe
ve ucuz oluyor sevdanın hayaline yolculuklar
gece ayaz varsa 
bir de rüzgar esiyorsa senden bir şeyler alıp gidercesine 
burada sevmek ceplerin dolu olması değil ömürlük olmaktır mesele
ne bileyim bil istiyorum işte


*nim



KAÇ GİT BURALARDAN



08.10.2017

20:34

İçeride çalılar tutuştu tutuşacak,

dışarısı yağmur...

ha yağdı ha yağacak

hızlı çarpa çarpa duvarlara, tıklayarak her camı.

yolcu yağmur yağacak kaç git buralardan,

bilirim yağacak hayallerinin üstüne.

sonra dinecek, bir rüzgar başlayacak saçlarından rüzgar çıkartırcasına.

hayallerinle üşüyeceksin, titreyecek dişlerin

saatin tik takları gibi çarpacak yüreğinde

konuşmaya kalksan konuşamazsın,

üşüyeceksin çünkü..


Yolcu yağmur yağacak kaç git buralardan 

bilirim burada geçti ömrümün baharı 

ben burada sararttım can bildiğimden düşen her yaprağımı

geç kalmadan git 

bilirim bir yağmur kalırsan  bir daha gidemezsin

bekleyenin yok mu ıslanmadan git sırılsıklam 

bir kez sırılsıklam olursan dönemezsin çünkü 


Haydi yolcu git artık 

sonbahar oluyor havalar soğudu

yağmur yağacak birazdan

bilirim ben, 

hep böyle zamanlarda yağar çünkü



*nim

BEYHUDE

Şimdi bir dağ yük taşıyorum içimde, diyebilmek için, Taş yuvarlıyorum molozların arasından içime Günde üç kere sana seslenmemek...